Bitmemiş Öyküler
Tolkien; Yüzüklerin Efendisi, Hobbit, Silmarillion ve Güç Yüzüklerine Dair gibi bildiğimiz bir çok karakter, olay ve yaşanmışlara daha derin, ayrıntılı bir bakış açısı getirmek; tam manası ile bir Orta Dünya tarihi yazıp, aklımızdaki tüm sorulara cevap vermek adına belli ki bu öyküleri yazmaya başlamış. Lakin, ölümünden dolayı asla bitirmediği bu öyküleri, oğlu Christopher Tolkien, babasının yazılarını toparlayarak bizlere sunmuş. Bu yüzden, bitmemiş öyküler de olsa, biz Orta Dünya hayranları için Silmarillion kadar değerli bir kitap olma özelliği taşıyor.
 
Kitapta yok, yok gibi... 1.Çağ'dan Üçüncü Çağa kadar olan olaylardan bir çok yaşanmışlıklar ve karakterler kafamızda canlanıp, hayat buluyor ve sorularımıza, kısmen de olsa, cevap  buluyoruz. Kitabımız ilk olarak Tuor ve Onun Gondolin'e Gelişi Hakkında ile açılıyor. Tuor'un annesi hamile bir şekilde dağlarda yaşayan Gri Elflere sığınır ve çocuğunu doğrunca onları terk ederek eşini aramaya gider ama sonunda yola dayanamayıp ölür. Tuor da üvey elf babasının yanında büyür ve daha küçük yaşlarda köleliği ve kaçakçılığı tadar. İlginçtir ki Turin ve Tuor, yani iki kuzen, bir noktada bir arya gelirler ama birbirlerini tanımazlar. Bir daha da karşılaşmayacaklardır. Bu iki karakterinde elfler tarafından büyütülmesi manidardır.
 
Kuşkusuz kitabın en uzun öyküsü Hurin'in Çocukları kitabı için tasarlanan öykü. Neredeyse küçük bir kitapçık kadar şey yazmış ve elbette elimizdeki Hurin'in Çocuklarına Dair kitabında okuduğumuz noktaları, sonu da görebiliyoruz. Kısa ve hızlı bir özet olmuş diyebiliriz. Doriath krallığını ve Thingol'u görmek her zaman zevktir ama bir de Oropher ve oğlu Thranduil'i de görsek tadından yenmezdi. :) Bilmeyenler için; ikisi de Doriath prenslerindendir. Gerçi kökleri vs. bilinmese de krallığın yıkılışını gördüler. İnanıyorum ki, Tolkien ölmeden her şeyi yazabilseydi onlar hakkında daha fazla şey bulabilirdik.
 
Zira az bilinen bir şey vardır ki Tolkien'in ilk yazdığı elf Thranduil'di. Gerçi o zaman ona bir isim vermemiş ve adına "Elf Kralı" demiştir. Bakınız; Hobbit. Muhtemelen Yüzüklerin Efendisini yazdıktan sonra isim vermiş ve Legolas'ı onun oğlu yapmıştır. Bildiğimiz kadarı ile Gondolin döneminde bir Legolas Yeşilyaprak isminde biri vardır ve bu kişi üçlemedeki Legolas ile sık sık karıştırılır. Sebebini buna bağlıyorum. Yazar fikir değiştirmiş. Zaten benzer bir fikir değişikliğini de Lorien Kralı Amroth'a göreceğiz. Amroth ilk başta  Galadriel ve Celeborn'un oğlu olarak tasarlansa da sonra Doriath'lı Amdir'in oğlu olmasına karar vermiş. Evet, yazarımızın bu tarz eski versiyon ve yeni versiyon şeklinde değerlendirildiği ilk tasarıları ve değiştirdiği fikirleri de bu kitapta bulabiliyoruz. Kafanız karışır diye korkmayın oğlu bize açıklamalarda bulunarak rehberlik ediyor ve bizi aydınlatıyor.
 
Yine bu kitapta Galadriel ve Celeborn'un öyküsünü(ilginçtir Celeborn ilk olarak Teleri olarak tasarlanmış ama sonra Sindar olmuş, anladığım kadarı ile :) ), Silvan elflerinin Sindarin kökenleri prensleri hakkında (bununla kastın Amdir ve Oropher'in oğulları mı yoksa krallıkların kurucuları mı tam anlayamadım. Gerçi bu iki kişi soylu bir elfe mensup, bu kadarını çıkarabildim ama sonuçta kökler konusunda hala bilinmezlikler var.) bilgilere eşiyoruz. Numenorlu bir kral ve oğlu hakkında da son derece ilgi çekici bir öykü de burada bize sunulmuş; Gil-Galad ve Cirdan ile yakın dostluk kurmuş, Gil-Galad'ın danışmanlığını yapmış Tar-Aldarion.(Denizci kocadan uzak durun. Aşırı bir tutkusu var bunların denize karşı. :D )
 
Hobbit'i Gandalf'ın ağzından ve gözünden dinlediğimiz bir kesitte var. Büyücüler hakkında bilgiler ve seçilişleri hakkında da pasajlar mevcut.  Ve Yüzüklerin Efendisi filminin bize başlarında gösterdikleri Isildur'un Ferah Çayırlarında can verişini ayrıntılı bir şekilde anlatan bir bölüm de var. Bu ve nice öykü sizleri beklemekte.
Kesinlikle doyurucu bir kitap olsa da öyküler tam sonlanmadığı, daha doğrusu kafamızdaki sorular tam cevaplanmadığı için bir açlık hala var. Yine de insana bir zevk ve tat verdiği de bir gerçek. Eğer Tolkien'in kafasındakiler tamamen kağıda dökülmüş olsa idi nasıl bir Arda tarihi çıkardı karşımıza, kim bilir?


Yazar : Lthien Elensar
Bu yazı  2339  kez görüntülendi.
27.05.2014 23:28:43
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2018