Frodo Baggins
Frodo, Üçüncü Çağ 2968 yılında bir Baggins olarak dünyaya geldi. Ki bu tarih Shire kaynaklarına göre 1368 yılına tekabül eder. Babası saygın bir hobbit olan Drogo Baggins, annesi ise Primula Brandybuck idi. Buckland’da doğdu ve çocukluk-gençlik döneminin büyük bir kısmını burada geçirdi. 2980 yılında Frodo sadece 12 yaşında iken ailesini bir kayık kazasında kaybetti. Ebeveynlerini kaybeden Frodo annesinin ailesinin topluca yaşadığı Brendi Konağı’nda yaşamaya başladı. 9 yıl sonra uzaktan amcası denebilecek, onunla aynı soy ismi taşıyan 99 yaşındaki Shirelı Bilbo Baggins onu evlatlık aldı. Ömrünün bir kısmını Shire’da Çıkın Çıkmazı’nda geçirecekti.

Bilbo ile çok iyi geçiniyordu. Aynı doğum gününe sahip olduğu, zenginliğinin kaynağı bilinmeyen Bilbo her yıl doğum günleri için partiler düzenliyordu. Bilbo aynı zamanda Orta Dünya tarihine, dillerine de meraklı biriydi. Frodo Bilbo’dan elf dilini öğrendi, elfler hakkında birçok bilgi edindi. 3001 yılına kadar herşey güzeldi. O yıldaki doğum günü partisinde Bilbo ortadan kayboldu ve Frodo da aklına hayaline gelmeyecek bir durumda kaldı. Bilbo’nun ona verdiği yüzük başına çok iş açacak gibiydi. Dostları yaşlı büyücü Gandalf Frodo’ya yüzüğe çok dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek bilgi toplamaya gitti.

Frodo bir tarafta Bilbo’ya duyduğu özlem bir tarafta yüzüğün içine verdiği anlamsız sıkıntı ile 7 yıl geçirdi. 3018 yılında Gandalf yüzüğün Sauron’un yüzüğü olduğuna emin bir şekilde geri döndü. 2 ay Frodo ile kalıp yolculuğun detaylarını konuştular, bolca düşündüler. 2 ay sonra Gandalf gitti, Frodo yaz sonunda yola çıkacaktı. Ama hobbitler dedikoduyu severler, bir hobbit daha kimseye haber vermeden ortadan kaybolamazdı. Frodo parasız kaldığıyla ilgili bir dedikodu yaydı, Çıkın Çıkmazı’nı Torbaköylü Bagginslere sattı ve yaz sonunda yola çıktı. Hobbitler Frodo’yu eskiden ailesinin yaşadığı yerlere gidecek Çukurçay’da yaşayacak olarak biliyorlardı.Yolda bir elf beyi olan Gildor ile karşılaştı. Gildor’dan Kara Süvariler ile ilgili uyarı aldı, elflerle muhabbet etti ve Elfdostu ilan edildi. Çukurçay yolunda küçükken mantarlarını çaldığı Çiftçi Tırtıl’ın evine vardı. Çiftçi Tırtıl’dan bir Kara Süvari’nin “Baggins” ismini sorduğunu öğrendi. Bu yolda karşılarına çıkan kaçıncı süvariydi. Giderek yaklaşıyorlardı ve Frodo’nun zamanı hiç yoktu. Gandalf neredeydi, Shire’dan birlikte ayrılacaklardı oysa Gandalf gelmemişti… Frodo dostları Peregrin Took ve Samwise Gamgee ile Erdiyarı’na Çukurçay’a vardı nihayet. Burada Meriadoc Brandybuck ile bir araya geldiler. Çukurçay’da fazla kalamazlardı hemen yola çıktılar. Frodo’nun niyeti yola yalnız devam etmekti ama arkadaşları onu yalnız bırakmadılar. Bree’ye doğru yola çıktılar. Bree yolunda Gündüzsefası bölgesine girmek durumunda kaldılar ve burada Yaşlı Söğüt Adam’ın tuzağına düştüler. İmdatlarına Tom Bombadil yetişti ve Orta Dünya’daki hatta belki tüm evrendeki en enteresan karakterle tanıştılar. Tom Bombadil üzerinde Tek Yüzük’ün zerre etkisi yoktu. Frodo ve dostları burada Tom Bombadil’in sırlı yaşamına tanık oldular. Bombadil tarafından uğurlandıktan sonra Höyüklü Kişilerin eline düştüler. Yine Tom yetişti ve onlara Gündüzsefası sınırlarına kadar eşlik etti. Buradan sonra Bree yoluna düştüler. Frodo Bay Tepedibi ismini kullanarak Bree’deki Sıçrayan Midilli Hanı’na giriş yaptı. Hobbitler, Sıçrayan Midilli’de Frodo yüzüğü kullanarak tüm hanın dikkatini çektikten sonra Yolgezer ile tanıştılar. Yolgezer Gandalf tarafından tembihliydi ve Frodo’nun ortadan kaybolma hadisesinden sonra emin oldu ki aradığını bulmuştu. Aragorn ile yola devam eden hobbitler Fırtınabaşı bölgesinde kara süvarilerin saldırısına uğradılar. Frodo Morgul Bıçağı ile yaralanmıştı ve kesinlikle yardım gerekiyordu. İmdatlarına elf beyi Glorfindel yetişti. Fakat yüzüktayfları yaklaşıyorlardı ve buna Glorfindel bile karşı koyamazdı, bu nedenle ayrıldılar. Frodo’yu Glorfindel Asfaloth’a aldı ve önden gittiler. Grup hızlı ve kurnaz hareket ederek sağ salim Ayrıkvadi’ye varmayı başardı. Frodo Efendi Elrond tarafından iyileştirildi. Yaşayacaktı ama ömür boyunca fiziksel ve ruhsal olarak hissedeceği bir yara izi vardı artık. Ayrıkvadi’ye gelen herkesin hissettiği gibi Frodo’nun hissettiği de aydınlık ve huzurdu. Üstelik beklenmedik bir sürpriz onu gerçekten çok mutlu etmişti. Bilbo’yu görmek! Bilbo hep yaşlanmayışıyla kıskanılırdı ama nedense inanılmayacak kadar yaşlı görünüyordu. Bilbo ile hasret giderdiler ve Elrond’un Divanı’na katıldılar. Frodo yüzükle işinin bittiğini, ona düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğini düşünüyordu. Ama divanda anladı ki yüzük taşıyıcısı oydu, bu görev ona verilmişti, başka çaresi yoktu. “Yüzüğü kim götürecek?” sorusuna Frodo kaderinin bu olduğunu düşünerek kendini öne sürdü. Tüm Orta Dünya hakları orada idi ve bu fikre karşı çıkacak kimse yoktu. Cücelerden Gimli, elflerden Legolas, insanlardan Aragorn ve Boromir, büyücü Gandalf ve buçukluk dostları Sam, Pippin ve Merry ile birlikte dokuz kişilik yüzük kardeşliği resmen kuruldu. Frodo Ayrıkvadi’den ayrılmadan önce Bilbo ona Sting’i ve Mithril’i verdi.

Kardeşlik Mordor’a gidecekti, Hüküm Dağı’nın ateşlerinden yapılan Tek Yüzük’ü bir tek o ateşler yok edebilirdi. Mordor’a gitmek için önce Dumanlı Dağlar’ı geçmeleri gerekiyordu. Caradhras Geçidi’ne yönlendiler. Dağlarda hava koşulları o kadar kötüydü ki dağın altından yani Moria Madenleri’nden geçmek zorundaydılar. Moria’da Balrog’un saldırısına uğrayarak Gandalf’ı kaybeden kardeşlik bozulmaya başlamıştı. Moria’dan çıktılar ve yaşadıkları derin üzüntüyle yıkılmak üzereydiler. Durumu fark eden Aragorn liderliği ele aldı ve Lothlorien’e doğru yola çıktılar. Elf beyi Haldir tarafından karşılanan kardeşlik Galadriel ve Celeborn’un krallığına girmiş bulunuyordu. Lorién'de bir gece Galadriel, Frodo’ya geleceğin aynasını gösterdi ve Frodo aynada başaramazsa neler olacağını gördü. Galadriel’e yüzüğü teklif etti ama elf hanımı direndi ve yüzüğü almadı. Lorien’den ayrılırken Galadriel Frodo’ya Earendil’in Işığı’nın muhafaza edildiği Yıldızcamı’nı verdi.

Kardeşlik Lothlorien’den sonra Amon Hen’e yönlendi. Frodo biliyordu ki kardeşlik dağılıyordu ve yüzüğü arzulayan birileri vardı. Nitekim Frodo Boromir tarafından saldırıya uğradı, ondan kaçmak için yüzüğü taktı ve bu da Saruman’ın Uruk-hai’lerini onların üzerine çekti. Frodo kararını verdi bundan sonrasını yalnız gidecekti, bu onun kaderiydi. Durumu fark eden Sam Frodo’yu yalnız bırakmadı ve iki yoldaş yola yalnız devam ettiler. Kardeşliğin geriye kalanı saldırıya uğradı ve kardeşlik resmen dağıldı.


Frodo ve Sam Emyn Muil adı verilen labirent misali dolambaçlı yollara geldi. Burada yollarını bulmakta epey zorlanırken Gollum ile karşılaştılar daha doğrusu yol boyunca yüzüğü takip eden Gollum açığa çıktı. Frodo Gollum’a kıymetlisinin efendisine itaat edeceğine dair yemin ettirdi ve onu yanlarına aldı. Sam hiçbir zaman Gollum’a Frodo’nun baktığı gibi merhametli bakamadı ve bakamayacaktı da. Gollum onları labirentten çıkardı ve Ölü Bataklıklar’a ulaştılar. Ölü Bataklıklar da Emyn Muil yollarından daha iyi değildi. Sularda soluk ışıklar parlıyordu ve hava daima kasvetliydi üstelik de nereye basacaklarını bilmek epey zordu. Gollum onları güvenli sayılabilecek bir yoldan geçirdi ve soluk ışıklar konusunda da uyardı.


Nihayet Kara Kapılar’a ulaşan Frodo ve Sam kendilerini takatlerinin son demlerinde hissediyorlardı. Gollum Kara Kapılar’dan direk geçmenin çok tehlikeli olduğunu söyledi. Yukarı doğru merdivenler ve sonunda da Mordor’a giden bir tünel olduğundan bahsetti. Frodo ve Sam el mecbur Gollum’u takip etmeye devam ettiler. Yolda Gondor kolcularına yakalandılar ve Faramir tarafından esir alındılar. Faramir onları sorguladığında Yüzük'ü öğrendi ama ağabeyi Boromir’in düştüğü hataya düşmeyerek gitmelerine izin verdi. Fakat Gollum Yasak Havuz’a girmişti ve bunun cezası da ölümdü. Frodo Gollum’un rehberleri olduğunu söylerek Faramir’e yalvardı ve Gollum serbest bırakıldı. Yine de bu öldürme teşebbüsü Gollum ve efendisi Frodo arasında tamir edilemez bir güven sorunu oluşturmuştu. Sırada Angmar’ın Cadı Kralı’nın kalesi Minas Morgul vardı. Burada merdivenlerden çıktılar, tünele vardılar ve Gollum ortadan kayboldu. Tüneli takip eden Frodo ve Sam biraz ilerledikten sonra orayı mesken edinmiş dev örümcek Shelob tarafından saldırıya uğradılar. Frodo ve Sam, Shelob ile bir süre boğuştuktan sonra tünelden çıktılar fakat dev örümcek başka bir tünelden tekrar saldırdı. Frodo Shelob’un iğnesiyle kendinden geçti ve bayıldı. Bunu gören Sam Earendil’in Işığı ve Sting ile Shelob’u yaraladı fakat orklar sesleri fark etmişti, yaklaşıyorlardı. Sam Frodo’nun öldüğünü zannederek boynundan yüzüğü aldı ve saklandı. Orklar gelince konuşmalarından yanıldığını anladı fakat artık çok geçti; Frodo orklar tarafından Cirith Ungol Kulesi’ne götürüldü. Sam yüzüğü takarak ve Uruk-hai – Ork kavgasından faydalanarak Frodo’yu kurtardı. Ork kılığına girdiler ve nihayet Mordor’a girdiler.

Batının İnsanları Aragorn liderliğinde birleşmiş Kara Kapılar’a dayanmışlardı. Tüm orklar dışarı çıkıyordu. Frodo ve Sam için Mordor’u boşaltıyordu insanlar! Mordor tamamen boşalana dek ork kıyafetleriyle ağır ağır Hüküm Dağı’na doğru yol aldılar. Yüzük her adımda daha da güçleniyordu, Frodo her adımda daha da zayıflıyordu. Öyle bir an geldi ki Frodo artık yürüyemeyecek hale geldi. İşte bu anda Samwise Gamgee, Frodo’yu sırtına aldı ve Frodo bu sayede biraz da olsa dinlendi. Hüküm Dağı’nın girişinde Gollum ortaya çıktı ve Frodo’ya saldırdı. Boğuşmadan sonra Frodo Gollum’u geçerek dağa girdi.

İşte oradaydı! Evrenin başına dert olmuş Tek Yüzük’ün yapıldığı ve yok edilebileceği tek yerdeydi. Ama Yüzük burada olabileceği en güçlü halindeydi. Bin yıllar önce İsildur’un yaptığı gibi bu güce karşı direnemedi ve yüzüğü parmağına geçirdi. Yüzük onundu(!) Fakat arkadan gelen Gollum Sam’i atlatmıştı ve Frodo görünmez de olsa ona saldırdı. Biraz boğuşmadan sonra Gollum nihayet Frodo’nun Yüzük’ü taşıyan parmağını yakaladı ve ısırarak parmağı kopardı. Sevinç naraları atarak kıymetlisine bakarak dans ediyordu ki ayağı takıldı sendeledi ve dağın derinliklerinde Yüzük’le beraber yok oldu. Son bir “Kıymetlimiss!” sesi duyuldu Hüküm Dağı'ndan.

Frodo ve Sam her tarafından patlamakta olan dağdan son anda çıkmayı başardılar ve her yerden lavlar akarken kendilerini bir kayaya attılar. Görev tamamlanmıştı, Frodo ve Sam için herşey bitmişti. Shire’ı düşündüler…
Tam bu sırada kartalların lideri Gwaihir ve kartallar çıkageldi ve onları lavların arasından kurtardılar.

Minas Tirith’te iyileşen Frodo ve Sam, Merry ve Pippin ile Kral Aragorn’un taç giyme törenine ve düğününe iştirak ettiler. Ardından Shire’a dönen hobbitler burada “Sharkey” adında bir adamın Shire’ı Çıkın Çıkmazı’ndan yönettiğini gördüler. Sharkey’in Saruman olduğu anlaşıldı ve Saruman Grima Solucandil tarafından öldürüldü. Frodo’nun dolaylı katılımıyla Subaşı Savaşı yapıldı ve Shire tamamen temizlendi.

Shire Temizliği’nden sonra Frodo bir süre Shire yönetimini yürüttüyse de ona artık buraya ait olmadığını her daim hatırlatan omzundaki yarası yüzünden bu görevi bıraktı. 29 Eylül 3001 tarihinde Frodo Baggins, Gri Limanlar’da Galadriel ve Celeborn’a katılarak Ölümsüz Diyarlar’a doğru yelken açtı. Frodo bir daha Orta Dünya’da görülmedi. Gittiği yerlerde öldüğü varsayıldı fakat Frodo’nun Gri Limanlar’dan sonra ne yaptığı net olarak bilinmemektedir.




Yazar : Nienna
Bu yazı  6020  kez görüntülendi.
26.04.2014 23:34:11
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
çok güzel oynuy
19.05.2018 15:01:27
çok güzel oynuyor . eğlenceli biraz şımarık cesur yiğit güçlü korkusu yok
0
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2019