Melkor
Kötülük kelimesi anlamsızdı hatta öyle bir kelime doğmamıştı çünkü hiçbir varlık kötülüğü tatmamıştı ta ki o doğana kadar. Melkor, iyi ve kötünün savaşını başlatan varlık o karanlık, soğuk ve ateşin simgesi  ve Arda'nın karanlık düşmanı. Melkor ismi '' Güç İçinde Yükselen '' anlamına gelir.

Doğuşu:  Başlangıçta herşeyden önce o vardı tek olan, yaratıcı Eru İlluvatar. Yaratıcı bu amaçsız boşluğu adlandırmak ve amaçlandırmak için Ainur Müziği'nden Valar'ı yarattı. Melkor, Valar'ın ve Ainur'un ilk doğanıydı. Denir ki tüm Ainur'un en kudretlisi o dur. Kişliği diğer Valar'dan farklıydı. Araştırmacı bir kişiliği vardı ve sürekli yok olmayan ateşi bulmak için boşluğa giderdi. Eru İlluvatar'ı en çok düşündüren Vala idi. Melkor hiç yok olmayan ateşi bulamadı. Çünkü o ateş Yaratıcı Eru'da idi.

Başlangıcı : Yaratıcı Eru bir gün tüm Aiunur'u topladı. Koro ile Aiunur Müziği'ni yapmaya başladılar. Tüm Valar'ın notaları, sesleri, iyi ve güzel olanı yansıtıyordu. Onlardan ayrı tiz ve gümbürtülerle dolu bir ses yükseliyordu. Bu Melkor'un Müziği idi. Eru, Melkor'un içinde ki kötü arzuyu anladı çünkü müziğe yansıyordu. Aynı anda iki farklı müzik çalıyor gibiydi. Müziği durdurdu ve dedi ki : ''Ainur güçlüdür ve aralarında en güçlüsü Melkor'dur; ama o ve tüm Ainur bilir ki ben Ilûvatar'ım, şarkıda söylediğiniz şeyleri size göstereceğim ve böylece ne yaptığınızı anlayabilesiniz. Ve sen, Melkor, tamamen benden kaynaklanmayan hiçbir temanın çalınamayacağını ya da bana rağmen değişmeyeceğini göreceksin. Çünkü buna kalkışana, kendisinin hayal bile edemeyeceği, çok daha harika şeylerin tasarlanmasında benim enstrümanım olduğu kanıtlanacak. '' dedi.

Ainur Müziği'nin sonucunu göstermek için Eru bir görüntü yansıttı. Bu görüntü Arda'nın ta kendisiydi ve '' İşte sizin eseriniz . Siz yarattınız ve siz düzenleyeceksiniz aranızdan buraya inmek isteyen varsa serbesttir. '' dedi. Melkor elfleri ve insanları kıskanmıştı. Yönetme arzusu içinde onlara boyun eğdirmek için Arda'ya inmeyi kabul etti. Melkor ile beraber Ainur'un en kudretlilerinden bir kısım Arda'ya indi ve bundan sonra onlara Valar dendi. Etrafa bakındılar fakat Eru'nun gösterdikleri yoktu boşluktan ibaret gibiydi. Çünkü Arda'yı, Valar düzenleyecekti.

Arda Başlangıcı : Melkor diğer Valar'a karşı koydu. Arda'yı göstererek '' Burası benim krallığım olacak ve onu kendime alıyorum! '' dedi. '' Sizde bana boyun eğeceksiniz !'' diye ekledi. Melkor, yönetme amacı için bir fırsat yakalamıştı. Başta Manwe olmak üzere diğer Valar Melkor'a karşı çıktı. Melkor öfke ile dolup taşarak uzak ve karanlık diyarlara gitti. Fakat Arda'yı yönetme arzusu içinde hiç sönmedi.

İyi ve Kötünün Savaşları : Melkor kıskançlığından dolayı Valar'ın kurduğu düzeni bozmaya kendini adadı. Görünmezliği bırakıp kendini bir surete koymak istedi. Melkor, yürüyen bir dağ gibi ulu, karanlık ve kötülükle dolu bir ruh, alevler içinde tacı ile korkunç bir surete büründü. Valar ne yapsa Melkor bozuyordu. Valar topraklar yaptı Melkor dağıttı, denizler yaptı, Melkor kuruttu, dağlar yaptı Melkor bozdu. Melkor'un tüm çabalarına rağmen Valar, Arda'nın taslağını oluşturdu. Artık iyi ve kötünün savaşının başlamasına az zaman kalmıştı.

Valar, Ulu Göl'de Arda'yı aydınlatması için iki lamba yaptı. Bu sırada ise uzaklarda karanlık gölge daha da güçleniyordu. Eru, Valar'a yardım için Maiar'ı gönderdi. Melkor ise her zaman ki gibi Sauron başta olmak üzere bir çok Maiar'ı kendi tarafına çekti. Sauron'u Valar casusu olarak kullandı ve Valar' hakkında her şeyden haberi oluyordu. Melkor'un kötülüğü giderek Arda'yı sardı. Ormanlar ve güzel çiçekler çürüyüp soldu. Güzel denizler çamurlaştı ve kötü koktu. Yapılan tüm güzel şeyler soluyordu. Melkor, Utumno'yu kurup burada oturup kötülüğüne devam etti. Valar artık savaşmanın zamanı geldiğini anladı. Melkor kendine ve ordusuna güvenerek ilk saldırıyı başlattı.  Illuin ve Ormal'ın ışıklarına   saldırıp onları yıktı. Bu yıkımda lambanın ışıkları yere düşerek devasa alevler çıkardı. Bu alevler yapılmış olan çoğu şeyi yok etti. Valar ve Arda büyük yara aldı. Valar'ın öfkesi Utumno'ya kadar duyuluyordu. Melkor Valar'dan korkarak Utumno'da bir süre saklandı. Valar ise bozulanı düzeltmeye çalıştı fakat hiçbir zaman ilk hâline getiremedi. Böylece Arda baharı daha tam yerleşemeden sona erdi.

Hakimiyet Uğraşları : Melkor yenilmez güç olmak için kendini geliştirmeye devam ediyordu. Valar, Orta Dünya'yı terk etmiş ve Aman Diyarı'na gitmişti. Valar ora da Ölümsüz Topraklar'ı yani Valinor'u kurdu. İlk doğanların gelişini bekledi. Melkor bu sırada hırs ve öfke içinde gölgeler diyarında gezinip kötülüğünü inşa ediyordu. Yoldan çıkarmak ve kendine boyun eğdirme arzusu hep yanındaydı. Gölge ve alevden yaratılan, Melkor'un kötülüğüne en yakın olan ve neredeyse onun kadar güçlü olan yaratıklar vardı. Onlar ateşin kırbaçlarıydı yani Balroglar. Onlar Melkor'un en ölümcül uşakları oldu. Melkor bununla da kalmadı Ejdarhaları ve Trolleri kendi için yetiştirdi. İlk doğanlar yani elfler uyanmıştı. Valar'ın bundan haberi olduğu gibi Melkor'un da vardı. Melkor'un yaratma yeteneği olmasa da var olanı değiştirme gücü vardı. Tuzağa düşürdüğü bazı elfleri karanlık zindanlarda tuttu. Karanlık büyüler ile onları orklara dönüştürdü. Melkor kuzeyde silah deposu olarak kullanılmak üzere bir kale yaptı. Burayı sağ kolu Sauron'a verdi. Bu kale Angband olarak adlandırıldı.

Bitmeyen Arzusu : Orta Dünya'yı Melkor'un hükmüne vermek istemeyen Valar, Melkor'a saldırdı. Kuzeyde büyük bir savaş oldu. Karanlık ilk yenilgisini aldı. Valar durmadı Utunmo'yu kuşattı. Karşılarında Balroglar ve Ejderhalar vardı. Utunmo çok dayanıklı olsa da düşmeye başladı. Valar'ın en güçlüsü Tulkas öne atıldı ve Melkor'la bir mücadeleye girdiler. Tulkas, Melkor'u yerle bir etti.  Melkor, Aulé'nin yaptığı Angainor adlı zincirle bağlanarak esir edildi ve boşlukta hapsedildi. Utunmo yıkıldı. Valar Sauron'u aradı fakat Sauron kaçmıştı. Karanlık Orta Dünya'dan bir süre elini çekti. Huzur dolu günler geldi. Melkor yeniden yargılanmak için Valinor'a getirildi. Valar'ın ayağına kapanan Melkor af diledi ve bozduğu tüm şeyleri yeniden yapmaya yardım edeceğine dair yemin etti. Valar, Melkor'u af etti. Fakat sadece Valinor sınırları içinde dolaşabiliyordu. Melkor iyi davranışları ile Valar'ın gözüne girdi. Böylece ona özgürlüğü geri verildi. Fakat Melkor'un içindeki arzu duruyordu. Elflerden nefret ediyordu Eru'nun tüm çocuklarına düşmandı.

Bu sırada Noldor Kralı Finwe'nin oğlu olan Feoner, Silmariller adında üç büyük parlak mücevher yaptı. Melkor'un aklı herzaman ki gibi kötülükteydi. Elfler ve Valar'ın arasını bozmak için planlar yaptı. Melkor, Noldor elflerini bir birine düşürmeye başladı. Laf cambazlığı ile ustaca yapıyordu. Öyle bir şekilde kandırıyordu ki hatta Feoner, Finglofin'e kılıç çekip onu öldüreceğini söylemişti. Zamanla Valar ile Noldor arasında ki dostluk Melkor yüzüne bozulmuştu. Valar bunu anlayınca Melkor kaçmıştı.

Melkor, Feoner'i kandırmaya çalışıp Silmariller'i Valar'a karşı güvende tutmak için istedi. Melkor'un kötülüğünü anlayan Feoner onu Noldor'dan kovdu. Melkor zamanla Valar'dan kaçarak yeniden Utomno'ya geldi. Yeniden korkunç suretine büründü. Yalnız değildi de yanında kara örümcek Ungoliant vardı. Melkor, ona da güç vaatlerinde bulunup yanına çekmişti. Ungoliant ile beraber Valinor'a karanlıklar içinde gittiler. Valinor'a vardıklarında Ungoliant, Valinor'un bütün ağaçlarının özünü içerek kuruttu. Işık azaldı ve karanlık her yeri kapladı. Valar, Melkor'u aradı fakat bulamadı.

Daha sonra Melkor, Noldor Kralı Finwe'yi öldürdü. Silmariller'i alıp kaçtı. Bu olaydan sonra Feoner, Melkor'u dünyanın kara düşmanı olarak lanetledi ve ona '' Morgoth '' dedi.

Melkor, Ungoliant ile birlikte Valar'dan kaçıyordu. Yolda anlaşmazlık çıktı. Ungoliant, Melkor'dan Silmariller'i istedi. Melkor reddedince, Ungloiant ona saldırdı. Melkor öyle bir çığlık attı ki sesi Angband'dan duyuldu. Henüz Angband'ın karanlık yerlerinde yaşayan Balroglar'ın tamamı yok edilmemişti ve uçarak Melkor'un yanına geldiler. Kamçıları ile Ungoliant'a saldırıp Melkor'u kurtardılar. Ungoliant kaçtı ve Ered Gorgoroth'un eteklerinde karanlık bir vadiye yerleşti ve o andan itibaren   oraya Nan Dungortheb yani Korkunç Ölüm Vadisi dendi.

I.Beleriand Savaşı : Melkor tüm hizmetkârları ile birlikte Angband'ı yeniden inşa etti. On binlerce ork ve yaratık yetiştirdi. Orklar ve yaratıklar gittikçe çoğaldı. Melkor gücünü toparlayınca ordusunu elflerin üzerine yolladı. Kara ordu  Doriath'ı kuşattı. Bu kuşatmadan sonra elfler birlik oldu ve orkları Aros ile Gelion arasında sıkıştı. Kara ordu ağır bir yenilgi aldı.

Dagor-nuin-Giliath (Yıldızlar Altındaki Savaş) : Feanor, babası Finwe'nin intikamını almak için Melkor'un karşısına çıktı ve ona meydan okudu. Melkor, Feanor'un ordusuna karşı kendi kara ordusunu yolladı. Gölge Dağları'nın eteklerinde iki ordu arasında çarpışma yaşandı. Bu savaş II.Beleriand Savaşı olarak anıldı. Melkor'un ordusu yine zayıf düştü ve yenildi. Angband'a doğru kaçtı. Feoanor onları kovaladı. Angband yakınlarına gelince Melkor, Balrogları onların üzerine saldı. Balroglar'a cesurca meydan okuyan Feanor sonun da Balrog efendisi Gothmog tarafından öldürüldü. Elflerin gücünü gören Melkor, Feanor'un oğullarına Silmariller'i teslim edeceğini ve barış istediğini söyledi. Fakat reddedildi. Bunun üzerine Melkor, Meadhros'u tutsak aldı. Melkor, Maedhros'u sağ elinden  Thangorodrim'in bir kayasına çiviledi.

 Dagor Aglareb(Muhteşem Savaş) : Noldor neredeyse tüm gücünü toplayıp Angband'a doğru harekete geçti. Melkor meydan savaşı yapmaya çekindi. Fingolfin ve Finarfin'in oğulları ile birlikte Noldor ordusu Angband'ı kuşattı. Kuşatma sonuçsuz kaldı Silmariller alınamadı ve Melkor yenilgiye uğratılamadı. Angband çok güçlüydü.

Kuşatmanın üzerinden uzun yıllar geçti. Melkor, Fingolfin'i yakalamanın yollarını arıyordu. Finglofin'i gafil avlamak için gizliden ordu yolladı. Fakat fark edilen ork ordusu Drengist' de bozkuna uğratıldı. Uzun yıllar sonra Melkor, ejdarhası Glaurung'u elflerin üzerine yolladı. Fakat elf oklarına dayanamayan Glaurung geri Angband'a kaçtı.

Dagor Bragollach(Ani Alev Savaşı) : Melkor yeni bir savaş için hazırlanmıştı. Thangorodrim'den aşağı alevlerden oluşan devasal nehirler yolladı. Taşı, toprağı, ağaçları hatta dağları bile eriten bir alev. Bu alev Ardgalen'i yok etti ve bu olaydan sonra oranın adına Anfauglith yani Soluk Kesen Toz dendi. Noldor halkından bir çok kişi bu alevin içinde can verdi. En büyük savaşlardan biri başlamak üzereydi. Ani Alev Savaşı. Korkunç ejderha Glaurung ile birlikte Balroglar alevlerin arasından gözüktü. Sayısız ork karanlığın içinden çıkmaya başladı. Noldor'un askerlerini ve halkını kim olursa olsun öldürdüler. Noldor büyük bir kuşatma altına alındı. Noldor ele geçirilemese de çok kayıp verdi ve kuşatma kaldırıldı.

Bu savaştan sonra Finglofin, Angband'ın kapısına dayandı. Melkor'u teke tek bir dövüş için davet etti. '' Öne çık yeter karanlıkta gizlenme seni korkak! Ordunun ve ateş kusan yaratıklarının arkasına saklanmayı bırak çık ve dövüş benimle kara karga ! '' dedi Finglofin. Kale kapısı açıldı Melkor ağır adımlarla geliyordu. Ayak sesleri gök gürültüsü gibiydi. Kara zırhlarla kaplanmış olarak öne çıkıp Kral’ın önünde demir taçlı bir kule gibi durdu, siyah ve armasız koca kalkanı da bir fırtına bulutu gibi Kral'ı gölgeledi, ama Fingolfin gölgenin altında bir yıldız gibi parlıyordu; çünkü zırhı gümüşle kaplanmış, mavi kalkanı kristallerle donatılmıştı; buz gibi parıldayan kılıcı Ringil'i çekti.  Melkor' çekicini Finglofin'e doğru salladı. Fingolfin tek hamlede sıyrıldı. Melkor çekici ile toprağı yardı ve içinden alevler fışkırdı. Melkor, durmadan saldırıyordu fakat Fingolfin'e öldürücü bir darbe vuramadı. Çarpışmada Finglofin, Melkor'u tam 7 kez yaraladı. Melkor her yaralanmasında çığlıklar atıyordu. Tüm Angband'ın önünde şanı yerlerdeydi. Finglofin artık yorulmaya başlamıştı. Melkor kolay kolay yenilmezdi ve çarpışma sırasında ayağı takılan Fingolfin, Melkor'un önüne düştü. Morgoth sol ayağını boynunun üzerine bastırdı, ağırlığı üzerine düsen bir tepe gibiydi. Yine de Fingolfin son ve umutsuz bir darbe vurmak için Ringil'le ayağını yardı, kapkara bir kan ve dumanlar fışkırdı. Fingolfin, Yüce Noldor Kralı ihtişamlı, şanlı, şöhterli bir şekilde öldü.   Melkor, Fingolfin'in bedenini kurtlara atacakken Thorondor saldırdı ve Melkor'un yüzünü yaralayarak Fingolfin'i aldı.

Bu savaş Kara Efendi Melkor'un son savaşıydı. Angband'da ki kalesinden bir daha asla dışarı çıkmadı ve ayağına aldığı darbeden dolayı hep seke seke yürüdü

Melkor, Luthien ve Silmaril : Barahir oğlu Beren, Thingol'un kızı Luthien'e aşık olmuştu. Böyle yüce bir aşk Orta Dünya tarihinde bir daha asla görülmedi. Bir birleriyle evlenmek istiyorlardı fakat büyük bir engel vardı. Evlenmeleri için Silmariller'den biri lazımdı. Silmariller ise Kara Lord Melkor'da idi. Luthien, Silmaril için kara diyarlardan geçip Melkor'un yanına gelmişti. Melkor, Luthien'i huzuruna kabul etti. Luthien ise ona hizmetini sundu ve Melkor'un huzurunda şarkı söylemeye başladı. Melkor, Luthien'den etkilenmişti. Melkor bir an için boş bulundu. Luthien'in şarkısında ki edalara kapıldı. Giderek Luthien'in şarkısı keskin bir bıçak gibi olmaya başladı. Sesler en derinden geliyordu. Melkor kendinden geçti ve tahtından bir dağın yıkılışı gibi yere düştü. Luthien'in şarkısı kesildi. Bir an için her şey sustu. Luthien bıçağını çıkardı ve Melkor'un tacındaki Silmaril'den bir parça aldı. Angband'dan kaçıp Beren ile evlenmek için yola koyuldu.

Nirnaeth Arnoediad(Sayısız Gözyaşı Savaşı) : Orta Dünya'nın hür halkları elfler, insanlar ve cüceler, Melkor'a karşı bir ittifak oluşturdular. Eldar Naugrim ve Edain'in yardımıyla güçlü bir ordu ile karanlığa karşı savaşa hazırlandılar. İki ordu karşı karşıya geldi. Büyük bir yıkım içinde savaş başladı fakat insanlar savaşta saf değiştirip Melkor'a katıldı. Savaşta soyu şanlı bir çok elf, komutan ve savaşçılar öldü. Noldor Kralı Fingon'da öldürüldü. Melkor, büyük bir zafer kazandı.
Hithlum ve Nargothrond'u ele geçirdi. Pek çok prens ve soylu öldüğü için bu savaş '' Sayısız Gözyaşı Savaşı ''olarak anıldı.


Melkor ve Hurin : Zalim Hükümdar Melkor, Galdor oğlu Hurin'i esir alıp Angband'a götürdü. Melkor, Hurin'e boyun eğdirmeye ve Arda'nın tek efendisinin Melkor olduğunu kabul etmeye zorladı. Fakat Hurin asla boyun eğmedi. Bunun üzerine Melkor, Hurin'i zincire vurup işkenceler yaptı. Melkor, Hurin'e baş komutanlık teklif etti ve karşılığında ise Turgon'un kalesinin yerini söylemesini istedi. Hurin bu teklifi reddetti.  Hurin üstelik Melkor ile alay ediyordu onu bir hiç olarak görüyordu. Sinirlenen Melkor, Hurin'i lanetledi. Onu öldürmedi çünkü öldürürse ona iyilik ederdi. Öyle bir lanetti ki bu Melkor'un yaptığı tüm kötülükleri Melkor'un gözünden görüp izleyecekti ve bununla yaşayacaktı.


Öfke Savaşı : Melkor, Gondolin'in yerini öğrenip oraya saldırdı. Fingolfin'in varisi öldürüldü. Kuzey başta olmak üzere çoğu yeri fethetti. Bu fetihler sırasında Balrog Efendisi Gothmog'du kaybetti. Melkor'un bu felaketinden sonra Earendil, Valar'dan yardım istedi. Valar, Valinor'dan Orta Dünya'ya geldi. Artık Melkor'a dur demenin vakti gelmiş geçiyordu. Melkor, Balrog'dan, orklara kadar tüm gücünü bu savaş için topladı. Ordusunun sayısı yıldızlar kadar fazlaydı. Öfke Savaşı geldi çattı. Muazzam bir muharebe oldu. Valar, tüm orkları ve iğrenç yaratıkları yaktı. Balrogları yok etti. Sadece bir kaçı kaçıp yüzyıllarca saklandı. Melkor'un tüm ordusu dağıtıldı. Fakat şimdiye kadar görülmemiş ejdarhalar saldırıp Valar'ı püskürttü.  Karanlık ve aydınlığın savaşı hiç bu kadar gürültülü ve yıkıcı olmamıştı. Earendil, ejderhaların en güçlüsünü Ancalagon'u öldürüp yere serdi. Kara ordu yok edildi kaçıp kurtulanlar çok azdı. Angband yıkıldı ve Melkor korku içinde bekliyordu. Valar'dan af diledi fakat bu kez kabul edilmedi. Silmariller, Melkor'dan alındı ve Melkor yeniden zincire vuruldu. Valar, Kara Efendi'yi götürerek sonsuz boşluğa terk etti. Böylece dünyanın karanlık eli sonsuza dek yok oldu.

Melkor'un Kehaneti ve Varisi : Mandos'un kehanetine göre Melkor bir gün geri dönecek ve yeniden saldıracaktı. Eşi benzeri olmayan bir savaş olacaktı ve adı da Dagor Dagorath olacaktı. Bu savaşta Melkor ölecekti ve onu öldüren Turin Turambar'ın kılıcı olacaktı. 

Melkor, Arda'dan gitmeden önce zayıf, güçsüz ve az olsa da orklar kaçıp yaşamaya devam etmişti. Sauron'u, Valar arasada bulamadı. Melkor'un varisi o idi. O Melkor'dan sadece biraz az kötüydü. Yarım kalan kötülüğü tamamlamak için uzaklarda bekliyordu.


Yazar : LEGOLAS
Bu yazı  5477  kez görüntülendi.
29.04.2015 16:47:39
Valar Melkor Morgoth Balrog Ghotmog Melkor vs Fingolfin Örümcek Melkor ve Zincir
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2018