Amroth ve Nimrodel
Amroth, ilk tasarlandığında Galadriel ve Celeborn’un oğlu olarak düşünülmüştür. Anne-babası Eregion’da yaşarken, kendisi Lothlorien’i kurmuş ve oraya hükmetmiş, zaman içinde Galadriel yanına gelmiştir.

Lakin Tolkien, ilerleyen zamanlarda bu fikirden caymıştır. Biz de size son hali ile onun hayatından, bilinen yegâne, kesitianlatacağız.

Amroth ne zaman doğru bilinmez ama 2.Çağın, en geç,son yarısında doğduğunu düşünebiliriz. Babası, Doriathlı Amdir’dir. O ve arkadaşı Oropher, Doriath’ın yıkılması ile birlikte 2.Çağda kendisine katılan elfler ile doğuya yürümüş ve sonunda Amdir Lothlorien bölgesinde yaşayan Teleri elflerinin başına geçmiştir. İkinci Çağın sonunda Dagorlad savaşında ölenler arasındaydı. Babasının ölümü sonrasında Lorien tahtına geçer ve kralları olarak hüküm sürmeye başlar.

Ülkesi uzun süre barış ve sükûnet ile gelişti,büyüdü. Her ne kadar Sindar soyundan gelse de, yaşayış tarzı Silvan elflerine benziyordu ve onun gelmesiyle(daha doğrusu tahta çıkmasıyla) beraber Cerin Amroth diye anılmaya başlayan yeşilliklerle kaplı büyük bir tepede, upuzun ağaçların gövdeleri ile yüksek dalları arasına gerilmiş ahşap platformlarla birbirine bağlı evlerin oluşturduğu bu yerleşkede ikamet ediyordu. Biz bunları flet olarak biliyoruz. Ama bu bölümden anlayabildiğimiz kadarıyla daha o zamanlar flet yaşam tarzı, Lorien elfleri arasında yaygınlaşmamıştır. Bunun sebebini öykümüzün ilerisinde anlayacaksınız. Dönelim öyküye. Amroth bu bölgeye taşındı zira burada âşık olduğu bir kadın vardı; Nimrodel. Belli ki Nimrodel, aynı duygulara sahip olsa da, inatçı bir elf hanımıydı, zira Amroth’un aşkına yıllardır karşılık vermiyordu. Oysa Amroth, Eldar ırkından biri için bile çok yakışıklı sayılan biriydi. Üstelik zeki ve cesurdu. Kral da inadı kırılır umuduyla başka biriyle evlenmeyi reddediyordu.

O zaman Nimrodel neden yakışıklı bulduğu ve kalbinin hızla çarpmasına neden olan bu kralı reddediyordu? Cevap basitti. Nimrodel bir Silvan elfiydi. Diğer elflerin-Sindar- Batı’dan çıkagelip kendi topraklarına yığılmasından hiç memnun değildi; savaşı da beraberlerinde getirip ülkesinde süregelen barışı bozacaklarına inanmıştı. Üstüne üstelik bu elfler, başlarına kral diye geçmişti. Halkı zaman içinde kullanmayı bıraksa bile, sadece Silvan dilini kullanmakta diretti. Kendi adıyla anılan Nimrodel şelalenin yanıbaşında, yalnız ve sakin bir yaşam sürüydü. Lakin bu bölgede yaşayan cüceler bölgeden sürülüp, yerini orklar alınca, Nimrodel dehşetle kaçıp, ıssız arazilerde buldu kendini. Ne yapması gerektiğini, ne aradığını bilmeden boş boş dolandı. Amroth ise kızı her yerde arayıp, sonunda onu, Fangorn Ormanlarında buldu. O zamanlar yıllardan 3.Çağ 1981 idi. Nimrodel ağaçların hareket edip,içeri girmesine engel olunca kıyısında kalakalmıştı.

Amroth ve Nimrodel ormanın kıyısında uzunca bir tartışmaya giriştiler, sonuçta birbirlerine bir yemin verdiler: “Ben sözüme sadığım” diye konuşmaya başlamıştı kız, “beni de yanına alıp huzurdolu bir yere yerleştiğin vakit, seninle evleneceğim.” Buna karşılık Amroth, kendisine en çok ihtiyaç duydukları bir zamanda dahi olsa, kendi halkını onun aşkı uğruna terk edeceğine ve sevdiği kadınla beraber huzur içinde yaşayabilecekleri bir yer bulmak üzere arayışa çıkacağına dair ona yemin verdi.“Ne yazık ki, şu an Orta Dünya’da böylebir yer yok.” diye de ekledi. ”ve bundan böyle Elfler için güvenli bir yerden söz edilemez. Büyük Denizi aşıp atalarımızın Batı Diyarına ulaşmaktan başka çaremiz kalmadı.”

Bunun üzerine Nimrodel, ona, Gri Limanlar dışında başka bir limandan bahsetti. Güney Krallığı olarak da anılan Gondor’un Belfalas Körfezine gidip, oradan gerekli gemiyi bulup, Valinora yelken açabileceklerini anlattı. Zaten Silvan halkı çok eskiden, oraya ayak basmışlardı ve çok azda olsa hala bazı elfler orada yaşamaktaydı. Arda’dan ayrılmaya karar veren iki sevgili Gondor topraklarından geçti. Neler yaşadılar ettiler bilinmez. Buradanda bir sebeple, nedenini gene bilmiyoruz, ayrı düşüyorlar. Buluşma yerleri belli olduğu için Amroth, Nimrodel’i bulamayınca limana gider ve bekler Nimrodel’in gelmesini.

O dönemde de uzun bir yolculuğu kaldıracak tek bir gemi kalmıştır ve bir avuç elf bu yolculuğa çıkmak için hazırlık yapmaktadır. Çıkma vakti gelince Amroth durumu onlara anlatır ve bir süre daha beklemelerini rica eder. Lakin elfler kızın geleceğinden şüphelidir. Zira uzun ve tehlikeli bir yolculuktur; saldırıyla karşılaşmama şansı yoktur. Sonbahar gelmesine rağmen bir türlü yola çıkamayan elfler huzursuzlandılar. Amroth için bile olsa daha fazla yolculuğu geciktirmek istemiyorlardı, zira kararlaştırılan tarih çoktan geçmiştir. Üstüne üstelik hava bozmuş, fırtınalar kendini göstermeye başlamıştır. Tehlikeli deniz yolculuğu daha da tehlikeli bir hal almıştır. Bir gece korkunç bir fırtına koptu. Hafif olması ile ünlü elf gemisinin halatları koptu ve oradan oraya savrularak Umbar kıyılarına kadar sürüklendi. Elf gemileri ve kayıkları, hafif oldukları için, kolay kolay batmazlardı. O da şüphesiz dünyanın çemberinden geçerek nihayetinde Eressea’ya ulaştı. Ama gemi oraya vardığında, Amroth içinde değildi.

Tan kızıllığı havada uçuşan bulutların arasında yavaş yavaş belirirken, fırtına kendini göstermiş; Amroth gözlerini açtığında kıyıdan çok uzaklara gittiğini görmüştü. Çaresizlik içinde “Nimrodel!” diye haykırarak kendisini denize atmış ve ufuk çizgisinde giderek silikleşmekte olan kıyıya doğru kulaç atmaya başlamıştı.Denizci elfler keskin gözleri ile onun mücadelesini gördü ama bir şey yapamadılar.  Yükselen dalgaların arasında kayboluşunu çaresizlikle izlediler.

Nimrodel ise buluşma yerinde giderken Ak Dağlarda yolunu kaybetmiş, uzunca süre dolanmış, sonunda Lorien’deki o çok sevdiği akıntıyı andıran bir ırmağa varmıştır. Bir süre orada oturup ırmağı, yıldızları izlemiş ve uzun süren bir uykuya dalmıştır. Uyanıp Belfalas körfezine vardığında ise olanlar olmuştu. Bundan sonra Nimrodel’e ne olduğu ise hiçbir yerde anlatılmaz. O yüzden onun akıbeti hakkında kesin hiçbir şey yoktur. Belki kederinden ölüp gitmiştir ya da kafasına koyduğu gibi Valinor’a yelken açmıştır. Lakin yüzüklerin efendisi kitabında, Legolas, Dol Amroth Prensi Imrahil’de elf kanı olduğunu sezmiş ve ona “ Nimrodel’in halkı buraları terk edeli çok oluyor ama belli ki içlerinden Amroth’un gemisine binip terk etmemiş biri varmış.”  Bahsi geçen kişi Nimrodel olabileceği düşünülse bile bu kişinin Nimrodel'in nedimelerinden Mithrellas olduğu bilgisi mevcuttur. 

EKBİLGİ: Fletler, ilk olarak Amroth tarafından kullanılmayı başlanmıştır ve bu yaşam tarzını Nimrodel’den esinlenmiştir. Zaman içinde de tüm Lorien elfleri arasında yaygın bir yaşam tarzına dönüşmüştür. Cerin Amroth,türünün en yüksek fletidir.


Yazar : Lthien Elensar
Bu yazı  3055  kez görüntülendi.
25.04.2015 23:02:17
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2018