Cadı Kral
Yüzük Savaşları'nda önemli bir rol üstlenen bu varlık çok güçlü ve kudretliydi. Cadı Kral, karanlık tarafa geçmeden önce Er-Murazor ismini kullanıyordu. Yaratılışta insandı. Hem de gayet soylu bir insan. Kral Tar-Ciryatan’ın en güçlü oğluydu. Numenor soyundan gelen bir Numenor Prensi'ydi. Er-Murazor’un doğduğu sırada gök yüzünde Güneş tutulması yaşanıyordu. Saçı diğer kardeşlerinden koyu ve gece gibi siyahtı. Bu yüzdendir ki ona Alacakaranlığın Oğlu da denirdi. Kişiliği çok güçlüydü, savaşçı ve korkusuzdu. Birçok fethe ve savaşa komutanlık etti. Hep daha güçlü olmayı arzuladı ve bu arzu onu karanlığa sürükledi.

Er-Murazor, Mordor diyarında ki en yüce varlık olan Sauron’un büyü kullanma yeteneğine hayrandı. Kısa sürede bu hayranlığı onu Sauron’un yanına götürdü. Sauron ona uzun bir süre öğretmenlik yaptı. Neredeyse bildiği tüm kara büyüleri, Er-Murazor’a öğretti. Er-Murazor büyücülüğe çok meraklı bir prensti. Bu merakından dolayı bilgeliğini geliştirdi. Uzunca bir zamandan sonra kara büyü hakkındaki bilgeliğinin Sauron’a denk hale geldiği söylenir. Sauron, Er-Murazor'daki güç isteğini görmüştü ve demirci Elflerle birlikte yaptığı Güç Yüzükleri'nden birini ona vermeyi teklif etti. Bu yüzükle beraber büyük bir güce ve kudrete hakim olacağını söyleyerek Er-Murazor’u kandırdı. Er-Murazor bundan sonraki yaşamında hep bu yüzüğü taktı ve aydınlık taraftan karanlık tarafa geçti. Bundan sonra da adı Cadı Kral olarak anılır oldu.

"Üç yüzük göğün altında yaşayan Elf krallarına, yedisi taştan saraylarında Cüce hükümdarlara, dokuz yüzük ölümlü İnsanlara, ölecekler ne yazık, ve bir yüzük gölgeler içinde Mordor diyarına, kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisine. Hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip karanlıkta bir birine bağlayacak." Mordor'un Kara Lisanı'nda yazılan bu sözlerdeki dokuz yüzük Cadı Kral başta olmak üzere diğer soylu İnsanlara yani Dokuzlar'a verildi. Sauron Tek Yüzük'le onları yönetti. Böylece Orta Dünya'da onlara Nazguller yani Yüzük Tayfaları dendi. İçlerinden en kudretli olan Cadı Kral’dı ve Nazgullerin lideri oldu. Cadı Kral bununla da kalmayıp Sauron’un sağ kolu oldu. Fakat Sauron’un Son İttifak Savaşın'da yenilmesiyle beraber, Cadı Kral ve Nazguller de ortadan kayboldu.

Sauron III. Çağ'ın başları da Orta Dünya’ya geri döndü. Çünkü gücünün çoğunu aktardığı Tek Yüzük yok olmamıştı. Sauron’un bu dönüşü Cadı Kral ve Nazgulleri yeniden bir araya getirdi. Çünkü Tek Yüzük'ün yönetimi altında Sauron’a hizmet edeceklerdi. Sauron İnsanların hala güçlü olduğunu biliyordu ve zamanla gözünü İnsan Krallıkları'na dikti. Güney Gondor’un yani Arnor’un alınması ve oradaki insanların yok edilmesi için en ölümcül savaşçısı olan Cadı Kral'ı yolladı. Cadı Kral tüm savaş gücünü toplayıp Arnor’a doğru harekete geçti.

Arnor, Gondor gibi değildi. Tek bir merkezden yönetilmiyordu. Üç krallığa ayrılmışlardı. Bunlar; Arthedain, Cardolan ve Rhudaur krallıkları idi. Bu krallıklar Arnor’un hakimiyeti için sürekli savaş halindeydi. Bu durum Cadı Kral’ın işini kolaylaştırıyordu. Çok geçmeden Cadı Kral tüm gücüyle Rhudaur Krallığı’na saldırdı. Bu güç karşısında tutunamayıp düşen ilk krallık Rhudaur oldu.

III.Çağ'ın ortalarına gelindiğin de ise Cadı Kral gücünü yine topladı. Cardolan’a doğru ilerledi ve Arnor’un üç krallığından ikincisi de karanlığa yenilmiş oldu. Yıkımdan sağ kurtulanlar Höyük Yaylaları’na kaçtı. Savaşmaya doymayan Cadı Kral güçlü ordusuyla Fırtınabaşı Tepesi’ni de kuşattı. Bu kuşatmadaki direniş de fazla uzun sürmeden kırıldı. Direnişte Arthedain Kralı Arveleg öldü. Arthedain’den kalan birlikler savaşarak ve birçok kayıp vererek Fornost’a çekildi. Ordusunu tekrar toparlayan Cadı Kral Fornost’u da kuşatma altına aldı. İnsanların yardımına gelen Cirdan yönetimindeki Lindon, Elrond yönetimindeki Lothlorien ve Ayrık Vadi Elflerinin de yardımıyla, Arveleg’in oğlu Araphor Cadı Kralı durdurmayı başardı. Bu olayın üzerine karanlık diyardan bir veba salgını başladı. Cardolan’ı da vuran bu salgın bir çok kişinin canını aldı. Cardolan halkından, Höyük Yaylalar’ı isimli bu yere sığınanlar da vardı. Onlar da vebaya teslim olmuşlardı. Cadı Kral Höyük Yaylası’na kötü ruhlar gönderdi ve orada kalıcı olan bu ruhlara zamanla Höyüklü kişiler dendi.

Yeniden savaş hazırlığına başlayan Cadı Kral Fornost’a tekrar saldırdı. Arthedain Kral'ı Arvedui, Cadı Kral’ın kuşatmasını durdurmak için Gondor’dan yardım istedi. Yardım gelene kadar Fornost direnemedi ve geri çekilmeye başladılar. Bu sıra da Kral Arvedui öldü. Cadı Kral bölgeyi ele geçirdi. Fazla uzun sürmeden Gondorlu Earnur’un komutasında ki Gondor ordusu, Anduin Yaylaları’ndan süvariler, Rhovanion Prensleri, Cirdan tarafından çağrılmış Lindon elfleri ve Glorfindel ile beraber Ayrık Vadi Elfleri, Cadı Kral’a karşı saldırı başlattılar. Çok büyük bir savaş ve yıkım yaşandı. Uzun süren bu savaşın sonunda Cadı Kral yenileceğini anladı ve kaçtı. Kaçan Cadı Kral’ın peşine Earnur takıldı. Kaçmaktan vazgeçen Cadı Kral, geri dönüp Earnur’a saldırdı. Earnur tam yenilecek iken Glorfindel yardıma gelince, Cadı Kral geri kaçtı. Böylece Angmar yıkılmış oldu.

Cadı Kral yenilgisinin ardından Mordor’a döndü ve tüm Nazgulleri buraya çağırdı. Sauron, bir süredir Kuyutorman'daki Dol-Guldur kalesinde saklanıyordu. Cadı Kral Mordor'da Barad-Dur’u Sauron için inşa ettirdi. Arnor’un yıkılmasıyla birlikte geride büyük bir güç olan Gondor kalmıştı. Sauron ve Cadı Kral’ın insanlara nefreti çok büyüktü. Bu yüzden Cadı Kral gözünü Gondor’un Ay Kulesi olan Minas İthil’e çevirdi. Çok güçlü bir ordu oluşturarak Barad-Dur’dan Minas İthil’e doğru harekete geçti. Cadı Kral komutasındaki bu ordu kısa sürede Minas İthil şehrini kuşattı. Kuşatmayı bir müddet durdurmaya çalışan Minas İthil en sonunda dayanamayıp düştü. Halk ve piyadeler Osgilath’ın gerisine kaçtı ve çoğu Minas Tirith’e sığındı. Cadı Kral burayı alarak Minas İthil’in adını değiştirip Minas Morgul yaptı yani Kara Büyü Kulesi ve kara gölgeyi bu şehirden yaymaya devam etti . Bu başarısından ötürü ona artık Morgul Efendisi de dendi. Cadı Kral Elfler tarafından Ümitsizlik Efendisi diye de anılırdı.

Minas Tirith'teki Gondor tahtında bu çağda Earnur bulunuyordu. Cadı Kral, Gondor Kralı'na teke tek bir düello teklif etti. Earnur'un baş danışmanı Mardil Voronwë kralı bu düelloya gitmemesi için ikna etti. Ama yedi yıl sonra bu çağrı tekrar edildi. Earnur bu sefer savaşmayı kabul etti ve birkaç birlikten oluşan şövalyelerle Minas Morgul’e at sürdü ve onu bir daha gören olmadı. Dol Guldor’da bulunan Sauron az bir süre ile ortadan kaybolunca barış hüküm sürdü. Cadı Kral ise yarattığı yeni ırklar ile gücüne güç kattı.

Ara da sıra da ufak tefek fazla yıkıcı olmayan savaşlar yaşandı Minas Morgul ve Minas Tirith arasında. Zamanla Sauron Dol Guldor’a tekrar döndü ve barış son buldu. Cadı Kral yine güçlü bir orduyla Gondor’un tampon bölgesi olan Osgiliath'a saldırdı. I. Denethor’un oğlu I.Boromir (Burada ki Denethor ve Boromir yüzük savaşlarında ki kişiler değildir.) komutasındaki birlikler çok güçlü bir direnç gösterdi. Cadı Kral bile ondan çekindi. Osgiliath’ı alamayan Cadı Kral tekrar Minas Morgul’e döndü. Boromir ise Morgul Bıçağı ile yaralanmıştı ve zehirlenerek öldü. Sauron Mordor’a döndü. Sauron’un Tek Yüzük'ü kaybolmuştu ve Nazguller’e onu bulmalarını emretti. Gollum adındaki yaratık yüzüğün nerede olduğunu biliyordu ve yolu bir şekilde karanlık diyara düştü. Daha sonra ise karanlık tarafından yakalandı. Mordor’da türlü işkencelere maruz kalan Gollum’un ağzından yüzüğün Anduin civarlarında olan Shire diye bir yerde olduğu çıktı. Cadı Kral, Nazgulleri de yanına alarak Shire'ı aramaya başladı. Nazguller, Anduin’in her toprağını aradı ve Shire’ı bulamadılar çünkü Gollum onları kandırmıştı, Shire Anduin yakınlarında değildi. Bunun üzerine Cadı Kral, Isengard’a gitti ve Saruman’dan yüzüğün gerçek yerini öğrendi. Shire'a vardı fakat yüzüğü bulamadı. Frodo yüzüğü alıp Ayrık Vadi’ye doğru yola çıkmıştı. Sıçrayan Midilli Hanın’da Aragorn ile tanışıp onunla beraber yola koyuldu ve Fırtınabaşı Tepesi’nde mola verdiler…

Gandalf, bu sıra da Frodo ve arkadaşlarını arıyordu. Fırtınabaşı Tepesi'ne gitmiş olacaklarını tahmin etti ve oraya gitti. Nazguller de onunla aynı düşüncedeydi. bu yüzden orada Gandalf ile karşılaştılar. Aralarında kısa süreli ve sert bir çarpışma yaşandı . Gandalf oradan ayrılınca Nazguller onun peşine düştü. Üç gün sonra Fırtınabaşı Tepesine gelen Cadı Kral ve Nazguller, Aragorn ile Frodo ve arkadaşlarıyla karşılaştı. Cadı Kral, Nazgullerle beraber onlara saldırdı. Frodo’dan yüzüğü almaya çalışırken Frodo onu bıçakladı. Cadı Kral’a fazla bir etki etmedi bu yara. Bunun üzerine sinirlenip o da Frodo’yu zehirli Morgul Bıçağı ile bıçakladı. Aragorn alevler içindeki bir odunla Cadı Kral ve tayfasına saldırdı. Bundan korkan Cadı Kral ve Nazguller yüzüğü alamadan kaçtı. Frodo’da ağır yaralandı. Bu yara onu karanlık tarafa çekiyordu. Cadı Kral ve tayfası hala yüzüğün peşindeydiler. Frodo’yu takip eden Nazguller onlara yetişti. Frodo’nun kafilesi yolda Elf Glorfindel’e rastlamıştı. Glorfindel, Frodo’yu atına bindirdi ve Ayrık Vadi’ye yolladı. Tüm Dokuzlar onu kovaladılar. Frodo nehiri geçti ve durdu. Cadı Kral yüzüğü talep etti Frodo reddedince, Nazguller karşıya geçmek için nehre adımlarını attı. Atar atmaz da nehir köpürdü ve atlara benzeyen dalgalar onları alıp yuttu. Cadı Kral’da Minas Morgul’e geri döndü.

Cadı Kral Minas Morgul’de savaş hazırlığına başladı. Gondor’a saldıracaktı. Bu saldırı ile birlikte Pelennor Çayırları Savaşı başlamış oldu. İlk önce Osgiliath’ı alan Cadı Kral kısa sürede Minas Tirith’i kuşattı. Kuşatma sırasında Gandalf ile karşı karşıya geldi ama Rohan’ın gelişiyle çarpışma yaşanmadan geri çekildi.

Rohan Kralı Theoden Gondor’a yardıma geldi ve savaşırken Cadı Kral, Theoden’in atını ok ile vurdu. Theoden atının altında kaldı. Cadı Kral, kanatlı dev bir kertenkeleyi andıran bir yaratığa biniyordu. Tam Theoden’i öldüreceği zaman Theoden’in yeğeni Eowyn, Cadı Kral’ın karşısına çıktı ve aralarında çarpışma yaşandı. Cadı Kral, Eowyn’i de öldürecekken Hobbit Merry, Cadı Kral’ı sırtından bıçakladı. Dizlerinin üstüne çöken Cadı Kral’ın yüzüne Eowyn kılıcını soktu. Böylece Cadı Kral yok olarak Orta Dünya’yı terk etti. Denir ki Cadı Kral’ı hiçbir erkek öldüremez. Cadı Kral’ın ölümü de bir kadının elinden oldu.


Yazar : LEGOLAS
Bu yazı  6092  kez görüntülendi.
26.01.2015 00:30:54
wk weathertop witchkingeowyn battle of fornost
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2019