Pelennor Çayırları Savaşı
Anduin Nehri üzerindeki Osgiliath, Mordor orduları tarafından saldırıya uğramıştı. Gondor pek fazla direnemeden nehir şehri kaybetmişti. Gondor tahtında vekilharç II.Echthelion oğlu II.Denethor oturuyordu. Denethor’un sağ kalan tek oğlu Faramir Osgiliath’ın kaybedildiğini babasına bildirince Denethor şehri geri almaya yollamıştı. Faramir çok az bir süvari birliğiyle şehre saldırmıştı. Fakat daha şehre giremeden süvarilerin çoğu öldürülmüştü ve Faramir de ağır yaralı olarak Minas Tirith’e geri dönmüştü. Bu olaydan sonra Pelennor Çayırları Savaşı artık kaçınılmaz olmuştu.

Nazgul Efendisi Cadı Kral tarafından komuta edilen binlerce Orktan, Trollerden, mızraklı Haradrimlilerden ve Mumakillerden oluşan Mordor ordusu Minas Tirith’e karşı harekete geçmişti. Sauron, Osgiliath’ı bir savaş üssü olarak kullanıyordu. Büyük bir direniş görmeden ve fazla uzun sürmeden Mordor orduları, Ak Şehir Minas Tirith’i kuşattı. Delirmiş olan Denethor o sırada oğlu Faramir ile ilgileniyordu ve savunmayı komuta etmiyordu. Bu yüzden şehirde bulunan Gandalf ve Dol Amroth Prensi İmrahil savunmayı komuta ettiler. Mordor orduları davullar ve bağırtılar içinde surların dibine kadar geldiler. Nazguller de onlara eşlik ediyorlardı. Şehrin üzerinde uçup duruyorlar ve uçarken herkesin yüreğine korku salan çığlıklarını atıyorlardı. Bu korkuyla Gondor piyadeleri surları terk edip kaçışıyordu. Gandalf onlara korkmamalarını ve şehri savunmalarını söyleyerek surlara geri gönderiyordu. Savaş artık başlamıştı.

Önce Mordor orduları mancınıklarla Ak Şehir'e büyük taşlar attılar. Gondor güçsüz bir direniş içinde karşılık veriyordu. Mordor ordularının alevler içinde attığı taşlar şehrin birinci katında yangın çıkardı. Bu yangın piyadeler arasındaki iletişimi olumsuz etkiledi. Zamanla Mordor bütün gücünü bir araya topladı. Güneş batmak üzereyken Ak Şehir'in en önemli giriş kapısı olan Cümlekapısı'na doğru bir saldırı başladı. Şehrin piyadeleri Mordor orduları içeri girmesin diye kapıyı desteklemeye başladılar. Ork ve Trollerin içinde, dumanların arasında büyük bir şey hareket ediyordu. Güçlü yabani hayvanların çektiği bir şahmerdandı bu. Şahmerdanın kafasına kızgın bir kurt biçimi verilmişti ve ağız kısmında alevler vardı. Şahmerdana Grond adını vermişlerdi. Grond yavaşça Cümlekapısı'na getirildi. Mordor orduları kapıya Grond ile vurmaya başladı. Her vurduklarında vadide gök gürlemesi gibi bir ses yankılanıyordu. Orklar ve Troller sevinç içinde deli gibi haykırıyorlardı. Şahmerdanın az ilerisinde bir süvari duruyordu. Kara pelerin içinde gece gibi siyah bir kara süvari. Bu kara süvari Nazgul Efendisi Cadı Kral'dı. Diğer bir adıyla da Ümitsizlik Efendisi. Kapıya bir iki denemeden sonra daha hızlı vurmaya başladılar ve sonunda kapıyı kırdılar. Orklar ve Troller içeri sızmaya başladılar. Onların arasından Kara Süvari de içeri girdi. Nazgul’u gören herkes sağa sola kaçıştı. Nazgul biraz ilerledi ama kaçmayan biri vardı orada, atıyla beraber dimdik duruyordu Kara Süvari'ye karşı. Bu kişi Gandalf'tı. Bir an için her yerde sessizlik hüküm sürdü. "Buradan geçmene asla izin veremem." dedi Gandalf. "İzin mi? Ben Nazgul Efendisi senden mi izin alacağım?" diyerek korkunç bir kahkaha attı Cadı Kral. O anda uzaklardan bir boru sesi duyuldu. Bu ses ne Ork ne de Uruk-Hai borusuydu. Bu boru sesi Rohan’a aitti. Boruyu duyan Kara Süvari birden ortadan kayboldu. Gondorlular savunmaya devam ediyorlar, Mordor ordusunun diğer katlara çıkmasına engel olmaya çalışıyorlardı. Nazgul gittikten sonra da Pippin gelip Gandalf'tan yardım istemişti. Denethor delirmişti, oğlu Faramir ile kendini yakacaktı. Gandalf Faramir’i kurtarmaya gitti.

Anlaşılan o ki Rohan, Gondor’a yardıma geliyordu. Bulabildikleri kadar süvariyi toplayıp yola koyulmuşlardı. Boru sesine göre de fazla uzakta değillerdi. Kral Theoden’in yanında süvari kılığına girmiş Eowyn ve Merry de vardı. Mordor ordularının bir kısmı Rohan'ın geliş yolunu tutmuşlardı. Theoden de ormanın içinde bir yol bulup oradan da yardıma gelmeyi planlamıştı.

Güneş doğmaya başladı. Umut nihayet Gondor’a varmıştı. Kuzeyde bir tepede Kral Theoden ve Rohirrim süvarileri duruyordu. Theoden, ordusunu cesaretlendirmek için bir konuşma yaptı. Ardından Rohan boruları duyuldu. Boru seslerini duyan Gondor halkının içi ferahladı, Mordor orduları ise korkuyla doldu. Süvarilere karşı, Mordor orduları mızraklıları öne çekerek pozisyon aldı. Ama fayda etmedi. Yıldırım gibi geldi geçti Rohan süvarileri. Önlerindeki düşmanları biçerek devam ettiler yollarına. Şehri güvene almaya çalışıyorlardı. Mordor orduları dağıldı. Kimileri öldü, kimileri de korkarak Osgiliath’a kaçtılar. Fakat Mordor orduları yine de çok kalabalıklardı.

Kral Theoden hem savaşıyor hem de savaş sırasında konuşmalarıyla süvarilerini cesaretlendiriyordu. Derken Kral'ın üzerinden bir gölge geçer gibi oldu. Süvarilerin atlarında bir huzursuzluk belirdi. İnsanların kanlarının sıcaklığı çekiliverdi adeta. Theoden süvarilerine korkmamalarını söylerken birden gökyüzünden kara bir ok fırlayıp Theoden’in atının bedenini delip geçti. Theoden atıyla beraber yere düştü ve atın altında kaldı. Kara gölge bir çığlık atarak Theoden’in önüne indi. İnen varlık kanatlı bir kertenkeleye benziyordu, ejderhadan biraz küçüktü. Görüntüsü çok korkutucuydu üstelik üzerine de Nazgul Efendisi binmişti. Yaratıktan korkan atlar binicilerini de alıp sağa sola kaçıştı. Alanda kimse kalmamıştı. Derken Cadı Kral'ın karşısına bir süvari çıktı. Bu kişi Theoden’in yeğeni Eowyn'di. Atı yaratıktan korkup Eowyn ve Merry'i yere düşürüp kaçmıştı. Merry hala yerdeydi. "Nazgul ile avının arasına girmemelisin." dedi Cadı Kral ürkütücü bir sesle. "Kralımı bırakmam, git buradan! Yoksa seni öldürürüm." diyerek cevap verdi Eowyn. "Beni hiçbir erkek öldüremez seni budala." diyerek yaratığı ile beraber havalandı ve çığlık atarak Eowyn'e saldırdı Cadı Kral. Eowyn ise kılıcını çekti, yaratığın boynunu ikiye ayırıp kafasını kopardı. Yaratığın enkazının arasından çıktı Nazgul ve Eowyn'e saldırdı. Topuz ve kılıç kullanıyordu. Eowyn kalkanına aldığı darbe ile yere yıkıldı. Tam o sırada Merry yerde sürünerek Nazgul'un dibine geldi ve ayağına bıçak sapladı. Nazgul dizlerinin üstüne çöktü. Eowyn de ayağa kalkıp Nazgul'un yüzüne kılıcını soktu. Kılıç paramparça oldu. Nazgul yok oldu, geriye sadece zırhı ve pelerini kaldı. Kral Theoden de olaydan kısa süre sonra öldü ve ölürken yeni Kral'ın yeğeni Eomer olduğunu ilan etti.

Osgiliath’dan yeniden boru sesleri yükseldi. Mordor orduları ikinci savaş dalgasını yolladı. Eomer süvarileri de alarak onların üzerine hücum etti. Ne kadar birliği yok etseler de onların iki katı fazlası geliyordu. Mordor orduları çok fazlaydı. Savaş tüm hızıyla devam ederken bir boru sesi daha duyuldu. Nehirden gelen gemiler vardı, bunlar Umbar Korsanları'ydı. Mordor ordularına yardıma gelmişlerdi. Rohan’ın ve Gondor’un umutları artık yok olmak üzereydi. Eomer süvarilerinin tamamını bir sancak altında toplayıp Pelennor Çayırları’nda bir direniş yapacaktı. Korsanların gelişiyle cesaretlenen Mordor orduları çılgınca savaşmaya başladı. Eomer gemilere bakarken öndeki gemide bir bayrak gördü. Elendil'in Yıldızları ve Ak Ağaç'ın simgesi vardı. Aragorn, Legolas, Gimli, Lemedon, Halbarad, Elladan ve Kuzey Kolcuları nehirden birlikte gelmişlerdi. Savaşa ortak oldular önlerindeki orduları dağıtarak Eomer’in yanına kadar ilerlediler. Eomer ve Aragorn ile birlikte tüm süvariler atıldılar düşmanın üstüne. Gondor piyadeleri de şehirden çıkıp savaşa katıldı. Müthiş bir savaş yaşandı. Kılıç sesleri güneş batana kadar susmadı. Güneşin batmasıyla birlikte nihayet Mordor orduları mağlup edildi. Orduların çoğu yok edildi. Sağ kalanlar arkalarına bakmadan Mordor’a kaçtı. Zafer yüzleri güldürdü fakat kutlama yapılmadı çünkü ölen kişiler arasında Krallar ve Asil Beyler de vardı.


Yazar : LEGOLAS
Bu yazı  3504  kez görüntülendi.
13.01.2015 23:52:09
witchkingeowyn
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ağaçlar Savaşı
Kuytuorman içinde, Dol-Guldur ve Orman Diyarı arasındaki savaş.
Akraba Kıyımı
Noldor'un, Teler'i denizcilerini katletmesi.. Elflerin utanç olayı.
Angmar Savaşı
Cadı Kral'ın güçleri ile Dunedain arasındaki savaş
Azanulbizar Savaşı
Cüceler ve orklar arasındaki savaş.
Beş Ordular Savaşı
Erebor önlerinde 5 ordunun karşı karşıya geldiği savaş.
Dagor Aglareb (Muhteşem Savaş)
Dagor Aglareb, Muhteşem Savaş, Beleriand Savaşlar'nın üçüncüsüdür.
Dagor Bragollach (Ani Alev Savaşı)
Dagor Bragollach, Ani Alev Savaşı, Beleriand Savaşları'nın dördüncüsüdür.
Dale Savaşı
Yüzük Savaşı sırasında, Dale insanları, Erebor cüceleri ile Doğudölleri arasındaki savaş.
Dört Gözle Beklenen Davet
Bilbo'nun veda partisi.
Ferah Çayırlar Felaketi
Üçüncü Çağ’ın başlaması ile Sauron’un yenildiği haberi tüm Orta Dünya’da hızla yayıldı. Lakin bunu duymayanlarda vardı…
12
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2017