Miğfer Dibi Savaşı
Isengard'ın bir süredir gözü, bir insan krallığı olan Rohan'ın üzerindeydi. Savaş vaktinin geldiğini düşünen Saruman tüm ordularını ve silah gücünü Rohan’a gönderdi. Rohan Kralı, Kral Thengel’in tek oğlu Kral Theoden idi. Isengard’ı nasıl durdurabileceğini düşünüyordu ve bir karara vardı. "Miğfer Dibi'ne sığınacağız ve burada bir savunma savaşı yapacağız." dedi Theoden. Kral yalnız değildi yanında Aragorn, Elf diyarından Legolas ve Cüce Gimli vardı.

Tüm silah ve süvarilerini toplayan Theoden, halkıyla birlikte Miğfer Dibi'ne doğru yola koyuldu. Hiç durmadılar yolda, yıldırım gibi Miğfer Dibi'ne ilerliyorlardı çünkü düşman tam arkalarındaydı. Ak Dağlar'ın eteklerinde üzerinden sıkça gidip gelinen bir yolu kullandılar. Önlerinde uzun bir yol vardı ama Rohan atları çok güçlü ve dayanıklıydı. Gidilen yere Batıağıl Vadisi'nin öte kısmında, yeşil bir koyak, dağlar arasında büyük bir girinti uzanıyor, bu girintiden de tepelere doğru bir vadi açılıyordu. Bu yörenin insanları, buraya sığınan eski savaşların bir cengâveri anısına buraya Miğfer Dibi diyorlardı. Kalede bulunan devasa borular vardı bu boruların varlığından dolayı Boru Şehir ismini de taşıyordu. Surları çok sağlamdı, bu güne kadar daha hiç kimse geçememişti.

Güneş batmaya başlamıştı bile. Önden giden öncü birliklerin bağırtıları ve boru sesleri duyuldu. Bir öncü hızla gelerek kurt binicilerin artık vadide olduklarını, Isen Geçitleri'nden güneye doğru bir Uruk-Hai ve vahşi insan ordusunun aceleyle ilerlediğini, görünüşe göre de Miğfer Dibi'ne doğru geldiklerini bildirdi. Hava git gide iyice kararmıştı Boru Şehir'e az bir mesafe kalmıştı. Aragorn ve kralın yeğeni Eomer bir tepeye çıkıp vadiye göz attılar. Binlerce hareket halinde meşale görüyorlardı… Yola devam eden Rohan ahalisi sonunda Miğfer Dibi'ne vardı. Theoden ve Rohan süvarilerini görenler yeniden umutlandı. Kaleye giren Kral Theoden hemen savaş hazırlığına başladı. Eli silah tutabilecek her yaştaki ferdi savaşa hazırladılar. Dip surlara en iyi süvarilerini yerleştirdiler. Kapıları sağlamlaştırdılar. Surlara okçular muazzam bir şekilde yerleştirildi, kalenin batısından doğusuna kadar her yanını savunacaklardı. Ordu arasında bir bağrışma sesleri duyuldu Batıağal Süvarileri içeri alınmıştı ve girer girmez, "Çok kalabalık bir ordu ve hiç durmadan buraya geliyorlar!" dedi Krala. "Kaç kişilik bir ordu?" dedi Theoden. "Düşmanın gücü burada bulunan güçten birkaç kat fazla olduğu kuşkusuz." dediler Batıağal gözcüleri. Ama bu kaledeki kişiler yabana atılacak kişiler değildi. Kral Theoden ile birlikte Aragorn ve Eomer yönetecekti savunmayı. Zaman ilerledi artık Saruman'ın orduları meşaleler içinde görünmeye başladı. "Geliyorlar!" diye bağrışmalar başladı korkular gittikçe arttı. O sırada bir şimşek çaktı bir an olsun aydınlattı gecenin karanlığını ve gök delinmişçesine vadi de bir yağmur başladı.

  Uruk-Hai ordusu yaklaştı iyice Boru Şehir’e. Orklara benzemezdi bu ordu zırhları kalın, kalkanları geniş ve oldukça güçlüydüler. Bağrışlar, haykırışlar içinde geldi Saruman’ın uşakları. Borular çalındı ve surların önünde durdular. Bir sessizlik kapladı ortalığı. Uruk-Hailerin mızraklarıyla kalkanlarına vurmasıyla bozuldu sessizlik. Yalnızca insan ırkını yok etmek için gönderilmişti bu ordu.

Taarruz sonunda başladı. Uruk-Hailer çıldırmışçasına ok yağdırıyorlardı. İlk önce karşılık vermedi Rohan ama bu fazla sürmedi onlarda ok ve taşlarla karşılık verdiler. İlk önce karşılık verenlerin bazıları öldü diğerleri korkup geriye çekildiler. Savaş tüm hızıyla devam ederken surun dibinde vahşi dunlandlıların ve Uruk-Hailerin koca bir ağaç kütüğü taşıdığı göründü. Bu ağaçla kapıyı kırmak için şiddetle vuruyorlardı. Surlara merdivenler uzandı, uruk-hailer merdivenden tırmanmaya başladılar. Kale her yerden saldırıya uğramıştı.Surdan içeri girenler büyük bir direnişle karşılaştılar. Uruk-Hailer bu direnişi bir türlü kıramıyorlardı. Fakat Saruman’ın daha oynayacak son bir kozu vardı. Kalenin dibinde bir su kanalı vardı, ordusuna oraya bomba yerleştirip patlatmasını emretmişti. Büyük bir gümbürtü koptu. Anlaşılan bomba patlamıştı. Surda koca bir yarık açıldı ve bu yarıktan içeriye binlerce Uruk-Hai sızıyordu. Aragorn yanına Eomer’i de alıp yıldırım gibi fırladı. İçeriye girenleri durdurmaya çalışıyorlardı. Rohan da umutlar giderek azalıyordu. Legolas karşısına çıkan Uruk-Hailerin hepsini vurdu. Tam yanında Gimli de vardı. Uruk-Hai öldürme yarışındalardı, sayarak devam ediyorlardı savaşa. Uruk-Hailer azalmıyor git gide fazlalaşıyorlardı. Rohan direnemiyordu artık geri çekilmeye başladı. Surlar artık kaybediliyordu. Şehir düşüyordu.

"Boru Şehir'inn bu güne kadar hiç düşmediğini söylerler." dedi Theoden Aragorn’a bakarak. Theoden’in kalbinde kuşku artmış, zafer uzaklaşmıştı. "Tüm süvariler atlara." diye bağırdı. Anlaşılan o ki bir yok oluş olacaksa dillere destan olmasını istiyordu. Yürüdü düşmanın üzerine Kral Theoden. Yanında Aragorn ve Eomer vardı. Önlerinde kimse duramıyordu biçiyorlardı düşmanı. Savaşarak çıkış kapısına kadar gelip buradan da kaleden çıktılar. Gün doğdu güneşin parlaklığı sanki bir şeylerin habercisiydi. Bir boru sesi daha duyuldu ama bu Uruk-Hai borusu değil Rohan borusuydu. Gandalf gelmişti. Edoras'taki Altın Konak'tan ayrılmadan önce Aragorn’a "5. Günün şafağında beni bekleyin ve şafakta doğuya bakın." demişti. Gandalf  ile beraber Erkenbrand da gelmişti. Herkes sevinç naraları attı. Isengard orduları gürledi bir o yana bir bu yana gitiler. Gandalf’ın atı Gölgeyele ile beraber diğer atlarda atıldı düşmanın üzerine. Biçtiler ve dağıttılar Saruman’ın uşaklarını. Saruman’ın ordusunun büyük bir kısmı yok edildi. Kalanlar ise Fangorn Ormanı’na kaçtılar. Girdikleri gölgeden hiç biri canlı olarak çıkamadı. Rohan büyük bir zafer elde etti ve böylece Miğfer Dibi’nin düşmeyen kale unvanı da devam etmiş oldu.


Yazar : LEGOLAS
Bu yazı  3769  kez görüntülendi.
06.01.2015 22:33:55
migferdibialanlee
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
Ağaçlar Savaşı
Kuytuorman içinde, Dol-Guldur ve Orman Diyarı arasındaki savaş.
Akraba Kıyımı
Noldor'un, Teler'i denizcilerini katletmesi.. Elflerin utanç olayı.
Angmar Savaşı
Cadı Kral'ın güçleri ile Dunedain arasındaki savaş
Azanulbizar Savaşı
Cüceler ve orklar arasındaki savaş.
Beş Ordular Savaşı
Erebor önlerinde 5 ordunun karşı karşıya geldiği savaş.
Dagor Aglareb (Muhteşem Savaş)
Dagor Aglareb, Muhteşem Savaş, Beleriand Savaşlar'nın üçüncüsüdür.
Dagor Bragollach (Ani Alev Savaşı)
Dagor Bragollach, Ani Alev Savaşı, Beleriand Savaşları'nın dördüncüsüdür.
Dale Savaşı
Yüzük Savaşı sırasında, Dale insanları, Erebor cüceleri ile Doğudölleri arasındaki savaş.
Dört Gözle Beklenen Davet
Bilbo'nun veda partisi.
Ferah Çayırlar Felaketi
Üçüncü Çağ’ın başlaması ile Sauron’un yenildiği haberi tüm Orta Dünya’da hızla yayıldı. Lakin bunu duymayanlarda vardı…
12
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2019