Cüceler

Genel Özellikleri

Cüceler, Elfler ve İnsanlara kıyasla kısa boylu, çoğunluğu şişman ve uzun sakallı canlılardan oluşan bir ırktır. Yaratıcıları Aulë tarafından, yaratıldıkları dönemde Arda’da yaşanan olaylara dayanabilecek şekilde tasarlanmışlardır. Oldukça inatçı, sağlam yapılı ve uzun ömürlüdürler. Orta Dünya’da yaşayan en gizemli ırk olduklarını söylemek de yanlış olmaz. Kurdukları dostluklara ya da başkalarına karşı geliştirdikleri nefret duygusuna aşırı derecede bağlıdırlar. Çoğunlukla açgözlüdürler ancak kontrol altına alınması en zor topluluklardan biridir Cüceler.

Yaratılışları Silmarillion’da anlatılmıştır. Ilúvatar’ın Çocukları’nın uyanmasını çok uzun bir süre bekleyen Aulë, daha fazla beklemek istememiş ve kendi ilmini öğretebileceği canlılara duyduğu ihtiyacı karşılamak amacıyla Cüceler’i yaratmıştır. Ilúvatar’dan izinsiz Cücelerin 7 babasını ve onları 7 eşini (kimi kaynaklara göre 6’dır) yaratmıştır. Ancak başından beri Aulë’nin ne yaptığını bilen Ilúvatar ona tepki göstermiştir. Yaptıkları konuşma sonunda Ilúvatar, Cücelerin yaşamasına ve soylarını devam ettirmelerine izin vermiş ancak kendi yarattıklarından önce dünyada olmalarını yasaklamıştır. Bunun üzerine Aulë yarattığı Cüceleri dünyanın ıssız bir yerinde uykuya yatırmış ve beklemeye devam etmiştir.

Cüceler, Aulë tarafından yaratıldıkları için demircilikte ustadırlar. Dağların altından altın, gümüş gibi madenleri çıkarırlar. Yerin altında yaşadıkları için tarım veya hayvancılık yapmazlar. Diğer halkların savaş aletlerini, yollarını, üretim aletlerini hatta koskoca şehirlerini bile inşa edecek kadar yetenekli oldukları demircilik onların tek geçim kaynağıdır. İhtiyaç duydukları gıda maddelerini, büyük İnsan ya da Elf şehirlerinin yanına kurdukları maden ocaklarından çıkardıkları ve işledikleri madenleri takas ederek ya da onlara sundukları hizmetin karşılığı olarak alırlar.

Cüceler, diğer ırklar tarafından kadınlarının erkeklerinden ayırt edilemediği bir ırktır. Bu durum Cüce kadınların Cüce erkekler gibi görünmesinden ve seslerinin erkek sesi gibi çıkmalarından kaynaklanır. Hatta Cüce kadınların aynı erkeklerinki gibi uzun ve gür sakalları olduğu söylenir. Bir kadın cüceyi erkeklerinden ancak bir Cüce ayırt edebilir. Diğer ırklar arasında Cücelerin “taştan oluştuğu” algısının oluşmasına neden olan da bu durumdur. Tolkien’in eserlerinde ismi geçen tek Cüce kadın Dis’tir. Bu karakter Thorin Meşekalkan’ın kardeşi, Fili ve Kili’nin anneleridir. Herhangi bir hikâyede rolü yoktur. Zaten hiçbir Cüce kadının bir hikâyede rolü olması mümkün değildir çünkü Cüce nüfusunun üçte birinden az bir bölümünü oluşturan kadınlar, erkekler tarafından her zaman saklanır ve korunurlar.

Orta Dünya tarihinde birçok önemli savaşta yer alan ve sürekli olarak kötülüğün karşısında duran Cüceler, üstün becerilere sahip savaşçılardır. Keskin bir şekilde biledikleri baltalarıyla, bazı durumlarda kullandıkları savaş çekiçleriyle ve bitmek tükenmek bilmeyen nefretleriyle düşmanlarına karşı her zaman büyük tehdit oluştururlar. Kimileri tarafından “mağaralarında saklanan altın düşkünü ahmaklar” olarak tanımlansalar da sayısız kez bunun aksini ispatlamışlardır. Elflerle aralarında büyük bir husumet olduğu bilinmektedir. Bu durum İlk Çağ’da yaşanan ve Elu Thingol’ün ölümüyle sonuçlanan olayla açıklanabilir ancak bu çok basit ve yetersiz bir açıklama olur. Çünkü Elfler ve Cüceler taban tabana zıt canlılardır. Elfler ormanları ve yeşili sever, doğayla iç içe olmaktan hoşnut olurlar. Cücelerse yer altında yaşarlar ve -tabiri caizse- ormanları “odun deposu” olarak görürler. Elfler ölümsüz ve bilge varlıklardır. Cücelerse 250 yıl kadar yaşayan, bilgelikle pek alakası olmayan madencilerdir. Yaratılışları sırasında Eru’nun da söylediği gibi Elflerle geçinmekte her zaman zorlanacaklardır çünkü bakış açıları ve istekleri Elflerden çok farklıdır.

Cücelerin kullandığı dil tam bir gizemdir. Kendi içlerinde Khuzdul adını verdikleri bir lisanı konuşan Cüceler dış dünyaya açıldıklarında asla bu dili konuşmazlar. Asıl isimlerini bile gizleyen Cücelerin bu lisanıyla ilgili birkaç kelime ve cümleden fazlası bilinmez. Herkes tarafından bilinen tek bir cümleleri vardır: korkunç savaş çığlıkları, “Baruk Khâzad, Khâzad Ai Menu!”. Anlamı “Cücelerin baltaları, Cüceler geldi!”dir.

Öldüklerinde nereye gidecekleri konusuysa ayrı bir gizemdir. Elfler Cücelerin öldüklerinde taşa dönüştükten sonra toprağa karışacaklarına inanırlar. Cücelerse Aulë tarafından Mandos’un Salonları’nda kendilerine bir yer ayrıldığına inanırlar.


Cüce Soyları

Uzunsakallar, Durin’in Soyu. Khazad-dûm ve Erebor şehirlerinde yaşamışlardır. Cücelerin en saygın soyudur. Birinci Çağ’ın sonunda hayatta kalan Cücelerin büyük bir kısmı Durin’in Soyu’ndan gelmektedir.

Alevsakallar, Mavi Dağlar'da yaşarlar. Nogrod'u kurmuşlardır.

Genişdirekler, Mavi Dağlar'da yaşarlar. Belegost'u kurmuşlardır.

Demiryumruklar, Sertsakallar,Karakilitler ve Taşayaklar soylarıyla ilgili ise isimlerinden başka bir bilgi bulunmamaktadır. Bodur Cüceler olarak isimlendirilen bir Cüce soyu da vardır. Bu Cüceler çok eski zamanlarda, bilinmeyen sebeplerden dolayı bulundukları topluluklardan uzaklaştırılmışlardır. Beleriand’a ilk ayak basan Cüce soyu Bodur Cüceler’dir. Demircilikte ve zanaatta diğer soylar kadar yetenekli değillerdir. Elfler, onları ormanda yaşayan hayvanlardan zannederek bir süre avlamıştır. Bu nedenle Bodur Cücelerin Elflere karşı çok büyük bir nefretleri vardır. Beleriand Savaşları sırasında birçoğunun öldüğü anlatılır. Hayatta kalan son Bodur Cüce Mim’dir. Silmarillion ve Húrin’in Çocukları kitaplarında kendisinden bahsedilir.


Yazar : Elrond
Bu yazı  6755  kez görüntülendi.
15.04.2014 19:50:38
dwarf khuzdul
Yorum Yaz
Rumuz :  
Yorum :  
Yorumları Oku
Elrond - Yönetici
Ak Divan Bilgeleri
26.08.2014 21:12:45
@lamehand yorumunuz için teşekkürler. Böyle bir makale yazma fikri aklıma geldiğinde ilk olarak internetteki benzerlerini araştırdım. Bahsettiğiniz "Ilûvatar'ın Üvey Evlatları: Cüceler" adlı makaleye de ulaştım. Okuduklarımın tamamından yola çıkarak bir yazı yazdım. Ortaya çıkan yazının, Lordmuti'ye ait olan yazıyla benzerliği beni de rahatsız etti. Tekrar denedim ancak ne yazarsam yazayım benzerlik olduğunu fark ettim. Kendisiyle bu durumu görüşüp yazısını alıntı olarak yayınlamak için izin istedim. Olumlu cevap aldım ancak alıntı olarak yayınlarsam arama motorlarında bu makalenin hiçbir değeri olmayacağı için bu fikirden de vazgeçtim. Son olarak ilk yazdığım yazının üzerinde yazarlarımızdan Nienna'yla birlikte bazı oynamalar yaptık ve bu şekliyle yayınladık. Bahsettiğiniz yazıyı gerçekten çok beğendim. Bu alanda yazılabilecek yazıların en iyisi sanırım çünkü yazının içerisinde "her şey" var. Takdir edersiniz ki böyle bir durumda o yazıdan benzerlikler taşımamak mümkün değil. :)
1
lamehand
26.08.2014 14:11:41
Bir cüce hayranı olarak yazıyı zevkle okudum. Cüceler genel hatlarıyla değerlendirilmiş. Sade ama hoş bir yazı olmuş. Ancak daha önce okuduğum bir makaleyle benzerlikler içeriyor yazı. Buradan mı aldınız? http://www.kayiprihtim.org/forum/iluvataryn-uvey-evlatlary-cuceler-t11041.0.html
0
Ak Divan
Orta Dünya'nın Bilgeleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2014-2017